2016 ygs lys etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2016 ygs lys etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2015 Cumartesi

Deneme Sonuçlarını Nasıl Değerlendirelim?

Sınav yaklaştıkça öğrencilerin her deneme sonrasında yaşadığı genel sorunun adıdır :" Bu deneme ne anlama geliyor?"
Deneme sonuçlarını  bir öğrenci iyi okuyamazsa, istediği amaca ulaşamayacak, sadece çözdüğü soru adedine bir kaç on soru daha ekleyecektir. Ama unutmamak gerekir ki, denemeler hayati önem taşımaktadır. Onlar adeta bir sınav provası, gerçek manada elde edeceğiniz puanların bir ön-birikmesidir.
Peki, deneme sonuçlarını nasıl değerlendirelim?
Size, kısaca bir kaç tüyo vermek istiyorum.
1. Öncelikle yapılan sınavların zorluk derecelerini göz önünde bulundurmak gerekli. Kimi zaman girdiği bir YGS denemesinde toplamda 110-115 net yapan bir öğrenci, bir sonraki denemesinde 70-75 yapıyorsa bu iki deneme arasında geçerlik bakımından bir sorun var demektir. Bu kadar büyük bir uçurumun olmaması gerekmektedir. Bizler, ortalama deneme sonuçlarına göre bir değerlendirme yapacağız.
2. Denemeden çıktınız, öncelikli olarak yapmanız gereken doğru-yanlış soruları tespit etmektir. Doğrular zaten sizin, biz yapamadığınız ya da yanlış yaptığınız sorulara bakacağız. Yanlış grafiği oluşturmak çok önemlidir. Her bir derse ait yanlış grafiğini oluşturup, yanlarına neden yanlış yaptığınıza dair kısa bir izahat yazmanız gerekli. (Bunları yapmak için size tavsiyem kendinize bilgisayarınızda bir dosya açın ve her bir deneme sonrası bir excell tablo oluşturun.- Sonrasında genel değerlendirme için oldukça faydalı olacaktır.)
Örnek olarak bir yanlış grafiği göstermek gerekirse, 
Türkçe 14. soru: Sözcük Türleri, Yanlış Sebebi: DİKKATSİZLİK
Türkçe 22. soru: Anlatım Bozukluğu, Yanlış Sebebi, KONU YETERSİZ ÖĞRENİLMİŞ
Türkçe 26. soru: Paragrafta Yapı, Yanlış Sebebi: BİLİNMİYOR
Türkçe 32. soru: Cümlede Anlam, Yanlış Sebebi: SORU KÖKÜ YANLIŞ OKUNMUŞ
( Bunu her ders için yapmalısınız.)
3. Yukarıda size, örnek bir tablo oluşturmak istedim. Siz, yanlış sebeplerini kendinize göre sıralayabilir, en doğru biçimde oluşturabilirsiniz. Ama önemli olan bu tabloyu değerlendirebilmektir. Mesela Türkçe 14. soruda, DİKKATSİZLİK yapılmışsa, bu önemli bir yanlış grubuna girmemektedir. Eğer bu hata tekrarlamıyorsa, sorun yoktur. Ama Türkçe 22. sorunun yanlış sebebi, KONUNUN YETERSİZ ÖĞRENİLMESİ'dir. Bunun çaresi, tekrardan bu konuyu çalışmaktan geçer. Türkçe 32. soruda da SORU KÖKÜ YANLIŞ OKUNDU'ğu için öğrenci kendi kendine bu derdine çare bulabilecektir. Ama 26. soruda olduğu gibi yanlış sebebi BİLİNMİYOR' sa o zaman acil olarak dersin öğretmeniyle görüşülmeli ve bu soru ona çözdürülmelidir.
Öğrencilerin yaptığı en büyük hatalardan bir kaçı şudur:
1. Deneme sonrasında sadece yaptıkları doğrulara bakıp, aldığı puanı ya da sınavdaki sıralamasını değerlendirmek. Bunu ancak gerçek sınav sonrasında yapmanız gerekir. Deneme sonrasında DEĞİL!
2. Yapamadığı ya da yanlış yaptığı her soruyu hemen dersin öğretmenine çözdürür. Ama öncelikle bir yanlış grafiği çıkarmak gereklidir. Böylece öğrenci nerede hata yaptığını bilebileceği için, daha lokal bir yardım alabilecektir.


Denemelerden SONRA denemelerinizi değerlendirmiyorsanız, o zaman bu deneme amacına ULAŞMAMIŞ demektir.

16 Ekim 2015 Cuma

Psikoloji Okumak İsteyenler için Güncel Netler

Sizlere 2015 yılında sınava giren bir öğrencimin netlerini paylaşmak istedim. Kendisi şimdilerde Bahçeşehir Üniversitesi'nde %50 burslu olarak Psikoloji okuyor.

YGS NETLERİ:

Türkçe: 30
Sosyal:26
Matematik: 12
Fen: 0

YGS-5: 102,505
YGS-6: 182,853

LYS NETLERİ:

Matematik: 19
Geometri: 7,50
Edebiyat: 48,75
Coğrafya: 17
Tarih: 25
Felsefe: 19,25

TM-3: 15,750
TM-2: 27,291

Unutmayın ki bunlar 2015 senesi netleri. Yani bu, şu anlama gelmiyor: "Bu sene de böyle netler yapan birisi, burayı kazanacak." Size bir hedef olsun istedim. 
Özellikle dikkat etmenizi istediğim şey burada, 100 küsur binlerden 15 küsur binlere inip istediği, hedeflediği yeri kazanması.
Umarım, sizler de kendi başarı hikayelerinizi yazarsınız.
Şimdiden hepinize başarılar diliyorum.

29 Temmuz 2015 Çarşamba

YGS- LYS için Soru- Cevap Bölümü


Yeni bir öğretim sezonu daha başlamak üzere, bir aydan biraz daha uzun bir zaman kalsa da son sınıfta olup da sınava hazırlanan öğrenciler için yakında uzun bir maraton başlayacak. Bu sene birbirinden farklı birçok muammayı içinde barındıran bir sene olacağa benziyor. Öncelikle, dershaneler koca bir sorun olarak önümüzde duruyor. Milli Eğitim kapandı dedi AYM’ler bu yasayı iptal etti. Şimdi ne olacağı koca bir muamma. Şimdiden dershaneler kayıt almaya başladı. Dershanelerden okullara dönüşen kurumların kafası karışık. Ne olacağı meçhul, hiçbir yetkili yeterli bir açıklama yapamıyor. Tek söylenen: “Siz merak etmeyin, sizi mağdur etmeyeceğiz.” Geçen sene yaşanan TEOG skandalından sonra bu söz, maalesef pek de inandırıcı gelmese de gelecek ne gösterecek hep birlikte göreceğiz.
Aşağıda bana gelen sorulardan derlediğim soru- cevap bölümü bulunuyor.
Soru: Peki, bizler bu sene ne yapacağız?
Cevap: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, siz öğrenciler olarak kulaklarınızı her türlü olumsuzluğa tıkayın ve sadece işinize bakın. Ders çalışmaktan başka bir çareniz yok. Unutmayın ki sistem ne olursa olsun sadece çalışan kazanacak. Şimdiye dek böyle oldu, bundan sonra da böyle olacak.
Soru: Hocam ne çalışalım? Sınav sistemi de değişir mi?
Cevap: Şayet sistemi köklü bir şekilde değiştirecek olsalardı şimdiye kadar haber vermek zorundalardı. Bu saatten sonra köklü bir değişim beklemiyoruz. Ufak tefek değişiklikler olabilir ama bu da sizi etkilemeyecektir. Bu sebeple, YGS ve LYS çalışabilir, çalıştığınız konularda da soru çözebilirsiniz.
Soru: YGS mi LYS mi önce çalışalım?
Cevap: İlk sınav YGS olacağı için öncelik olarak YGS çalışmak zorundasınız elbette. Ama matematik, fen gibi sayısal ağırlıklı dersleri YGS sonrasına bırakırsanız yetiştiremezsiniz. Bu nedenle, sayısal dersleri şimdiden çalışmaya başlamanız, sizin faydanıza olacaktır. Edebiyat, coğrafya gibi sözel dersleri YGS sonrasına da bırakabilirsiniz.
Soru: Edebiyat- Coğrafya şimdiden çalışsak faydamıza olmaz mı?
Cevap: Edebiyat- Coğrafya gibi sözel dersler, ezbere dayalı dersler oldukları için şimdiden ezber yaparsanız çabuk unutursunuz. YGS’den sonra bu dersleri çalışmak için zamanınız olacak. Ama sizi tavsiyem şu ki, edebiyat gibi dönem sorularının ağırlıklı olduğu dersler için şimdiden dönemlerin genel bir şablonunu çıkarın. Yani şöyle izah edeyim, resminin bütününü gözünüzün önünde canlandırın. Büyük başlıkları oluşturun, YGS sonrası da alt başlıkları hızlıca doldurur ve başarılı olursunuz.
Soru: Günlük kaç saat ders çalışmak yeterli olacaktır?
Cevap: Yaz ayları şu günlerde, Türkiye’de en sıcak günlerini yaşıyor. Bu durumda ders çalışmayı olumsuz etkiliyor. Günde ortalama en az 2 en fazla da 4-5 saat çalışmak yeterli olacaktır. Hala sezonun açılmasına vakit var. Bu nedenle, kendinizi çok fazla yorup sıkmayın aksi halde çabuk sıkılır ve ders çalışmayı erken bırakırsınız. Ağustos ortasından sonra yavaş yavaş günlük çalışma ritminizi yükseltmeniz faydanıza olacaktır. Ağustos sonunda günde en az 4 en fazla da 6 saat çalışmaya başlamanızı tavsiye ederim.
Soru: Nasıl çalışma yapalım? Soru mu çözelim? Konu mu çalışalım?
Cevap: Ne kadar eksiğiniz olduğunu elbette en iyi siz bilirsiniz. Bu sebeple, eğer çok konu eksiğiniz varsa, konu öncelikli bir çalışma takvimi oluşturun. Ama konu eksiğiniz çok yoksa bol soru çözerek pratik yapın. Günde en az 100 soru çözmeye çalışın. İyi olduğunuz konularda gereğinden fazla vakit harcamayın, daha az iyi olduğunuz konularda soru çözün. Ama çözemediğiniz soruları kesinlikle çözdürün. Sakın es geçmeyin. Unutmayın, çözemediğiniz soruların çözülmesi size konuyu öğretecektir.
Daha fazla soru için:




Sedat YILMAZ
Eğitim Danışmanı

6 Haziran 2015 Cumartesi

Yeni 12. Sınıflar Ne Zaman Ders Çalışmaya Başlıyoruz?


2015 YGS oldubitti derken şimdilerde, yakın bir zamanda LYS var ve bu senelik maraton son bulmuş olacak. Akabinde tercihler, yerleştirmeler vs. derken sırada yeni 12. Sınıfların bu koşuşturmacası başlayacak. Şu günlerde öğrencilerin yaşadığı en büyük kafa karışıklıklarından birisi de “ne zaman ders çalışmalıyız?” sorusu üzerine.
Seneye malum dershaneler kapanıyor. Okullar, etüt merkezleri vs. bu görevi yerine getirmeye çalışsa da profesyonel anlamda ne kadar faydalı olacakları bir tartışma konusu, bunu zamanla göreceğiz ve o zaman değerlendireceğiz. Şimdilik öğrencilerin neler yapabileceğini konuşalım.
Yaz ayları öğrenciler için en büyük handikapların başını oluşturuyor. Yeni bitmiş bir senenin ardından hiç durmadan çalışmaya devam etmek, öyle her babayiğidin harcı değil açıkçası. Gerçi sınavın da asıl meselesi bu zaten, çalışan ve çalışmayanları ayırt edebilmek.
Şunu belirteyim ki yaz aylarını çalışmadan geçiren birisi, üniversiteyi kazanmayı öyle çok ciddi biçimde hayal etmesin. Çünkü dananın kuyruğu önümüzdeki birkaç ay içerisinde kopacak. Eylül ayı geldiğinde hazır bir öğrencinin yıla başlaması ile henüz yeni başlayan bir öğrencinin arasındaki farkı gelin siz hesap edin. Şunu da belirteyim ki, bu sınav iki aşama, yani ekim- kasım ayı itibariyle ikinci basamak sınava da bir yandan hazırlanmak gerekli. Belki yüzdelik olarak hesap edildiğinde ilk aylar ikinci basamak sınav çok yer tutmasa da zamanla birlikte bu yüzdeliği artırmada fayda var.
Yaz ayları, üniversiteye gidecek ve gitmeyecek öğrencileri ayıran en önemli parametrelerden birisi açıkçası. Herkesin tatil yaptığı bu zamanları en verimli şekilde geçiren bir öğrenci, bunu semeresini sınavda alacaktır.
Peki, yazın nasıl ve ne kadar çalışalım?
Gerçeklere göz yummaya gerek yok. Biliyorum yoruldunuz, sıkıldınız. Uzun ve yorucu bir yılın ardından tatil elbette hakkınız. Zaten aksini düşünmek sadece ‘safdillik’ olur. Hem de bu durum sene içerisinde daha çabuk yorulmanıza ve bıkmanıza neden olacaktır. Bu nedenle, yazın elbette tatil yapmak ve dinlenmek gerekli. Ama her şeyin bir adabı var. Bu sene tatili adabınca yapacaksınız, kısacası. Yani tatil ağırlıklı değil çalışma ağırlıklı bir yaz geçirmeniz gerekiyor. Elbette gün içerisinde kendinize zaman ayırın. Hatta bir yerlere kaçamak bile yapabilirsiniz. Ama gittiğiniz her yere bir test kitabı muhakkak götürün. Elinizin altında bir test kitabı olması sizin meseleden uzaklaşmadan kalmanızı sağlayacaktır. Ve elbette tatili bir haftadan fazla uzatmak beraberinde bir takım sıkıntıları da getirecektir.
Kaç saat çalışalım?
Bence normal bir günde “ciddi hedefi olanlar için” dört saat çalışmak idealdir diye düşünüyorum. Yok, daha hafif hedeflerim var diyorsanız, 3-2-1 şeklinde siz sıralayın. Ama hepsini birden çalışmayın. Günü ikiye bölün mesela, sabahtan iki akşamdan iki şeklinde olabilir. Kimi zaman bu 4 saat 5-6-7’e çıkabilir; ama tavsiyem şu ki bunu üst üste birkaç günden fazla yapmayın. Sıkılırsınız, devamında ders çalışmaktan soğuyabilirsiniz. Kimi zamanda bu aşağı doğru bir ivme gösterir ve birkaç gün 1-2 saat ders çalışabilirsiniz. Ama size önerim her gün ders çalışın. Az olsun ama her gün olsun.
Strese gerek yok. Yapacaksınız!
Merak etmeyin sizden öncekilerde bu yoldan geçti. Hatta hala geçmeye çalışıyorlar. Bu yüzden canınızı sıkmayın, paniklemeyin. Çalışın. Eksiklerinizi giderin, bol soru çözüp pratik yapın. Neticesinde siz de karşılığını alacaksınız. En önemli düsturunuz bu süreçte SABIR olsun.

Sedat YILMAZ
Eğitim Danışmanı

17 Mayıs 2015 Pazar

LYS'de Sona Yaklaştık!

Çok uzun zamandır hazırlandığınız sınava sayılı günler kaldı evet, LYS’den bahsediyorum. İlkokuldan beri hazırlandığınız tüm sınavlar, gireceğiniz bu sınava endeksliydi. Şimdi son sınav olacak ve neticesinde bir bölüm ve üniversite tercih edeceksiniz. Devamında da bu bölümden mezun olacak ve hayatınızı bu meslek üzerinden şekillendireceksiniz.
Her sene ülkemizde milyonlarca öğrenci bu sınava giriyor. Kimisi istediği puanı alıp istediği alanı tercih edebilirken maalesef kimisi de sadece puanının yettiği ve daha önce hiç düşlemediği bölümlerin kapılarını aralıyor. Bugün kısaca sizlere, “son ana gelmişken neler yapmalıyız? Kalan zamanımızı nasıl değerlendirmeliyiz”den bahsedeceğim.
Geçen gün konuştuğum bir öğrenci- kendisi YGS’de ilk bine girdi- çok sıkıldığını, son ana yaklaştıkça daha fazla heyecanlandığını ve hatta korktuğunu ifade etti. Bu gayet normal bir durum. Şimdilerde bütün öğrencilerin içerisinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi özetleyen bir reaksiyon gösterdiği. Biliyorum, çok klişe olacak ama stres ve heyecana lüzum yok. Unutmayın ki, yalnız değilsiniz. Bu sınava sizinle birlikte yine yüzbinlerce öğrenci girecek.
YGS’de zaman yetmezken şimdi zaman artacak, dikkatli olmalı.
YGS’de az zamanda çok soru çözdünüz. Bütün dersleri aynı anda çözmek zorundaydınız. Bir yandan coğrafya ile uğraşırken diğer yanda kimya sorularıyla cebelleştiniz. Ama şimdi sadece tercih ettiğiniz sınava girecek ve azami şekilde konsantre olacaksınız. Bu nedenle, sonuna kadar sabırlı olmalı, bilmediğiniz soruların üzerinde çok fazla zaman kaybetmeden ve aynı zamanda çok fazla yorum yapmadan bildiğiniz sorulara yönelmelisiniz. Hemen her sene karşılaştığımız bir tablo var ki o da, bilmediği soruya yorum yapmak suretiyle bulduğu şıkkı işaretleyen öğrencilerimiz var. Bu sizi yanlışa götürecektir. Eğer bilmiyorsanız boş bırakın. Fazla zaman bu sınavda sizin için bir handikap oluşturabilir. Erken bitirip doğru yaptığınız sorular üzerinde de tekrar yorum yapmanıza neden olabilir. Eğer eminseniz tekrar dönüp o soruya bakmayın.
Gündelik ritminizi bozmadan, sonuna kadar devam edin.
Gündelik yaşamınızda çok radikal değişiklikler yapmayın. Sabahları çok erken saatlerde kalkıp da gece geç saatlere kadar çalışmak size fayda vermeyecektir. Elbette saatlerinizi artırabilirsiniz; ama birden değil yavaş yavaş bir artırım yapın. Arada dinlenmek, çok fazla olmamakla birlikte kısa yürüyüşler yapmak, egzersiz hareketleri yapmak faydanıza olacaktır. Aman deyim ağır spordan sakının!
Ezberlerinizi fazlalaştırın
Sona yaklaştık, malum. Artık edebiyat gibi coğrafya gibi ezber ağırlıklı derslerinizde son ezberlerinize ağırlık verin. Unutmayın ki ezber çabuk unutulur ve bu nedenle, sürekli tekrar faydanıza olacaktır. Şu ana kadar notlar çıkarmışsınızdır, bunları sık sık okuyarak tekrar yapın.
Kulaklarınızı olumsuz her türlü bilgiye kapatın!
Delinin biri kuyuya bir taş atmış kırk akıllı çıkaramamış, maalesef bazen, bizler de bu pozisyonda kalıyoruz. – sınav bu sene çok daha zor olacakmış, - edebiyata yeni konu eklemişler vs. bu tarzda söylentiler eminim şu günlerde çoğalmıştır. Ama şunu bilin ki bu sadece bir söylenti. Bu yüzden kulaklarınızı tıkayın ve sadece hedefinize odaklanın. Eğer kulaktan dolma bilgiler ciddi manada canınızı sıkıyorsa, bunu bir bilene danışın ve kafanızdaki soru işaretlerinden kurtulun.
İnanın başaracaksınız, daha önce de başardılar siz de başaracaksınız!

Sedat YILMAZ
Eğitim Danışmanı

9 Şubat 2015 Pazartesi

YGS-LYS TARİH OLUYOR!

Milyonlarca genci ilgilendiren YGS-LYS 2015’teki dershane dönüşümüne paralel olarak değişiyor. 2016-2017 eğitim öğretim yılıyla birlikte TEOG’a benzer bir sınav geliyor. Birkaç temel dersten oluşan merkezi sınavlar yapılacak. MEB’in gerçekleştirdiği bu sınavlar, üniversiteye geçişte belli yüzdelerde ağırlık taşıyacak. Ders notlarının yanı sıra öğrencinin sanat, spor ve boş zaman etkinliklerinden oluşan ders dışı uğraşları da puanlandırılacak. Böylece öğrencinin düzeyi ve ilgi alanın da şekillenmesi hedefleniyor. Bu sınavların yanı sıra yılda belirli aralıklarla yapılacak merkezi sınavlardan da puan alan öğrenciler, tercihlerini bu puanlardan yapacak.
Sınav, performans ölçümlerinde teknolojiden faydalanılacak
Tablet bilgisayarlarla dersler, interaktif uygulamalar yapılacak. Ortak sunumları hem Hakkâri’deki hem de İstanbul’daki öğrenci aynı anda izleyebilecek. Böylece, ortak sınavlarda doğacak eksiklerin giderilmesi bekleniyor.
Performans eğitimine önem verilecek.
Özellikle Türkiye’de ara elemanda ortaya çıkan eksiği giderebilmek için, mesleki ve teknik liselere önemli bir görev düşüyor. Başbakan Davutoğlu’na verilen brifinge göre, mesleki ve teknik liselerin üniversitelere olan bağımlılıkları azaltılacak. İşveren kuruluşlar ve işadamları bizzat bakanlık ile ortak çalışarak çözüm üretecekler.
Toplamda 5 sınav öngörülüyor.
Yıl içerisinde 2 ay arayla toplamda 5 sınav yapılması planlanıyor. En yüksek puanla tercih yapabilecek. Üniversiteye girişte bazı bölümlerin taban puanları kaldırılacak. Direkt olarak öğrencinin lise notları ve performans notlarıyla girişi sağlanacak.
Açık uçlu sorular da geliyor
Sınavlarda test sorularının yanı sıra açık uçlu sınav soruları da sorulacak. Üniversitelerin kendi sınavlarını yapmasına da müsaade veren bu sistem, eskiden olduğu gibi tek bir sınavla öğrenci alımı yapmayacak.
Dil eğitiminin de sınavlara etkisi olacak
Dil eğitimi şimdilerde olduğu gibi kelime ezberleme ve gramer ağırlıklı bir sınavdan kurtularak, IELTS’de olduğu gibi dinleme ve konuşma kısımları da olacak. Üniversite sınavlarında özellikle yabancı dille eğitim veren üniversitelerde yabancı dil puanı da aranacak.
YÖK yasası değişiyor
YÖK yasasının değişmesiyle birlikte üniversiteler ders programlarını çağın şartlarına uygun şekilde belirleyerek, ihtiyaçları gidermeye çalışacak.


Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8 Ağustos 2012 tarihli toplantısı




Sedat YILMAZ
Eğitim Danışmanı

Bir Eşit Ağırlık Öğrencisi Olarak Matematik Dersiyle Olan Sınavım :)

Bu başlığı açmamın temel sebebi, yıllardır gerek derslerine girdiğim öğrencilerim olsun gerek özelden bana mail, whatsapp mesajı vs. ile mes...