Sınav yaklaştıkça öğrencilerin her deneme sonrasında yaşadığı genel sorunun adıdır :" Bu deneme ne anlama geliyor?"
Deneme sonuçlarını bir öğrenci iyi okuyamazsa, istediği amaca ulaşamayacak, sadece çözdüğü soru adedine bir kaç on soru daha ekleyecektir. Ama unutmamak gerekir ki, denemeler hayati önem taşımaktadır. Onlar adeta bir sınav provası, gerçek manada elde edeceğiniz puanların bir ön-birikmesidir.
Peki, deneme sonuçlarını nasıl değerlendirelim?
Size, kısaca bir kaç tüyo vermek istiyorum.
1. Öncelikle yapılan sınavların zorluk derecelerini göz önünde bulundurmak gerekli. Kimi zaman girdiği bir YGS denemesinde toplamda 110-115 net yapan bir öğrenci, bir sonraki denemesinde 70-75 yapıyorsa bu iki deneme arasında geçerlik bakımından bir sorun var demektir. Bu kadar büyük bir uçurumun olmaması gerekmektedir. Bizler, ortalama deneme sonuçlarına göre bir değerlendirme yapacağız.
2. Denemeden çıktınız, öncelikli olarak yapmanız gereken doğru-yanlış soruları tespit etmektir. Doğrular zaten sizin, biz yapamadığınız ya da yanlış yaptığınız sorulara bakacağız. Yanlış grafiği oluşturmak çok önemlidir. Her bir derse ait yanlış grafiğini oluşturup, yanlarına neden yanlış yaptığınıza dair kısa bir izahat yazmanız gerekli. (Bunları yapmak için size tavsiyem kendinize bilgisayarınızda bir dosya açın ve her bir deneme sonrası bir excell tablo oluşturun.- Sonrasında genel değerlendirme için oldukça faydalı olacaktır.)
Örnek olarak bir yanlış grafiği göstermek gerekirse,
Türkçe 14. soru: Sözcük Türleri, Yanlış Sebebi: DİKKATSİZLİK
Türkçe 22. soru: Anlatım Bozukluğu, Yanlış Sebebi, KONU YETERSİZ ÖĞRENİLMİŞ
Türkçe 26. soru: Paragrafta Yapı, Yanlış Sebebi: BİLİNMİYOR
Türkçe 32. soru: Cümlede Anlam, Yanlış Sebebi: SORU KÖKÜ YANLIŞ OKUNMUŞ
( Bunu her ders için yapmalısınız.)
3. Yukarıda size, örnek bir tablo oluşturmak istedim. Siz, yanlış sebeplerini kendinize göre sıralayabilir, en doğru biçimde oluşturabilirsiniz. Ama önemli olan bu tabloyu değerlendirebilmektir. Mesela Türkçe 14. soruda, DİKKATSİZLİK yapılmışsa, bu önemli bir yanlış grubuna girmemektedir. Eğer bu hata tekrarlamıyorsa, sorun yoktur. Ama Türkçe 22. sorunun yanlış sebebi, KONUNUN YETERSİZ ÖĞRENİLMESİ'dir. Bunun çaresi, tekrardan bu konuyu çalışmaktan geçer. Türkçe 32. soruda da SORU KÖKÜ YANLIŞ OKUNDU'ğu için öğrenci kendi kendine bu derdine çare bulabilecektir. Ama 26. soruda olduğu gibi yanlış sebebi BİLİNMİYOR' sa o zaman acil olarak dersin öğretmeniyle görüşülmeli ve bu soru ona çözdürülmelidir.
Öğrencilerin yaptığı en büyük hatalardan bir kaçı şudur:
1. Deneme sonrasında sadece yaptıkları doğrulara bakıp, aldığı puanı ya da sınavdaki sıralamasını değerlendirmek. Bunu ancak gerçek sınav sonrasında yapmanız gerekir. Deneme sonrasında DEĞİL!
2. Yapamadığı ya da yanlış yaptığı her soruyu hemen dersin öğretmenine çözdürür. Ama öncelikle bir yanlış grafiği çıkarmak gereklidir. Böylece öğrenci nerede hata yaptığını bilebileceği için, daha lokal bir yardım alabilecektir.
Denemelerden SONRA denemelerinizi değerlendirmiyorsanız, o zaman bu deneme amacına ULAŞMAMIŞ demektir.
2016 ygs lys etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2016 ygs lys etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ekim 2015 Cumartesi
16 Ekim 2015 Cuma
Psikoloji Okumak İsteyenler için Güncel Netler
Sizlere 2015 yılında sınava giren bir öğrencimin netlerini paylaşmak istedim. Kendisi şimdilerde Bahçeşehir Üniversitesi'nde %50 burslu olarak Psikoloji okuyor.
YGS NETLERİ:
Türkçe: 30
Sosyal:26
Matematik: 12
Fen: 0
YGS-5: 102,505
YGS-6: 182,853
LYS NETLERİ:
Matematik: 19
Geometri: 7,50
Edebiyat: 48,75
Coğrafya: 17
Tarih: 25
Felsefe: 19,25
TM-3: 15,750
TM-2: 27,291
Unutmayın ki bunlar 2015 senesi netleri. Yani bu, şu anlama gelmiyor: "Bu sene de böyle netler yapan birisi, burayı kazanacak." Size bir hedef olsun istedim.
Özellikle dikkat etmenizi istediğim şey burada, 100 küsur binlerden 15 küsur binlere inip istediği, hedeflediği yeri kazanması.
Umarım, sizler de kendi başarı hikayelerinizi yazarsınız.
Şimdiden hepinize başarılar diliyorum.
29 Temmuz 2015 Çarşamba
YGS- LYS için Soru- Cevap Bölümü
Yeni bir öğretim sezonu daha başlamak üzere, bir aydan biraz
daha uzun bir zaman kalsa da son sınıfta olup da sınava hazırlanan öğrenciler
için yakında uzun bir maraton başlayacak. Bu sene birbirinden farklı birçok
muammayı içinde barındıran bir sene olacağa benziyor. Öncelikle, dershaneler
koca bir sorun olarak önümüzde duruyor. Milli Eğitim kapandı dedi AYM’ler bu
yasayı iptal etti. Şimdi ne olacağı koca bir muamma. Şimdiden dershaneler kayıt
almaya başladı. Dershanelerden okullara dönüşen kurumların kafası karışık. Ne
olacağı meçhul, hiçbir yetkili yeterli bir açıklama yapamıyor. Tek söylenen:
“Siz merak etmeyin, sizi mağdur etmeyeceğiz.” Geçen sene yaşanan TEOG
skandalından sonra bu söz, maalesef pek de inandırıcı gelmese de gelecek ne
gösterecek hep birlikte göreceğiz.
Aşağıda bana gelen sorulardan derlediğim soru- cevap bölümü
bulunuyor.
Soru: Peki,
bizler bu sene ne yapacağız?
Cevap: Öncelikle
şunu belirtmeliyim ki, siz öğrenciler olarak kulaklarınızı her türlü
olumsuzluğa tıkayın ve sadece işinize bakın. Ders çalışmaktan başka bir çareniz
yok. Unutmayın ki sistem ne olursa olsun sadece çalışan kazanacak. Şimdiye dek
böyle oldu, bundan sonra da böyle olacak.
Soru: Hocam ne
çalışalım? Sınav sistemi de değişir mi?
Cevap: Şayet
sistemi köklü bir şekilde değiştirecek olsalardı şimdiye kadar haber vermek
zorundalardı. Bu saatten sonra köklü bir değişim beklemiyoruz. Ufak tefek
değişiklikler olabilir ama bu da sizi etkilemeyecektir. Bu sebeple, YGS ve LYS
çalışabilir, çalıştığınız konularda da soru çözebilirsiniz.
Soru: YGS mi LYS
mi önce çalışalım?
Cevap: İlk sınav
YGS olacağı için öncelik olarak YGS çalışmak zorundasınız elbette. Ama
matematik, fen gibi sayısal ağırlıklı dersleri YGS sonrasına bırakırsanız
yetiştiremezsiniz. Bu nedenle, sayısal dersleri şimdiden çalışmaya başlamanız,
sizin faydanıza olacaktır. Edebiyat, coğrafya gibi sözel dersleri YGS sonrasına
da bırakabilirsiniz.
Soru: Edebiyat-
Coğrafya şimdiden çalışsak faydamıza olmaz mı?
Cevap: Edebiyat- Coğrafya gibi sözel dersler, ezbere dayalı dersler oldukları
için şimdiden ezber yaparsanız çabuk unutursunuz. YGS’den sonra bu dersleri
çalışmak için zamanınız olacak. Ama sizi tavsiyem şu ki, edebiyat gibi dönem
sorularının ağırlıklı olduğu dersler için şimdiden dönemlerin genel bir
şablonunu çıkarın. Yani şöyle izah edeyim, resminin bütününü gözünüzün önünde
canlandırın. Büyük başlıkları oluşturun, YGS sonrası da alt başlıkları hızlıca
doldurur ve başarılı olursunuz.
Soru: Günlük kaç saat ders çalışmak yeterli
olacaktır?
Cevap: Yaz ayları şu günlerde, Türkiye’de en
sıcak günlerini yaşıyor. Bu durumda ders çalışmayı olumsuz etkiliyor. Günde ortalama
en az 2 en fazla da 4-5 saat çalışmak yeterli olacaktır. Hala sezonun
açılmasına vakit var. Bu nedenle, kendinizi çok fazla yorup sıkmayın aksi halde
çabuk sıkılır ve ders çalışmayı erken bırakırsınız. Ağustos ortasından sonra
yavaş yavaş günlük çalışma ritminizi yükseltmeniz faydanıza olacaktır. Ağustos sonunda
günde en az 4 en fazla da 6 saat çalışmaya başlamanızı tavsiye ederim.
Soru: Nasıl çalışma yapalım? Soru mu
çözelim? Konu mu çalışalım?
Cevap: Ne kadar eksiğiniz olduğunu elbette en
iyi siz bilirsiniz. Bu sebeple, eğer çok konu eksiğiniz varsa, konu öncelikli
bir çalışma takvimi oluşturun. Ama konu eksiğiniz çok yoksa bol soru çözerek
pratik yapın. Günde en az 100 soru çözmeye çalışın. İyi olduğunuz konularda
gereğinden fazla vakit harcamayın, daha az iyi olduğunuz konularda soru çözün. Ama
çözemediğiniz soruları kesinlikle çözdürün. Sakın es geçmeyin. Unutmayın,
çözemediğiniz soruların çözülmesi size konuyu öğretecektir.
Daha fazla
soru için:
6 Haziran 2015 Cumartesi
Yeni 12. Sınıflar Ne Zaman Ders Çalışmaya Başlıyoruz?
2015 YGS oldubitti derken şimdilerde, yakın bir zamanda LYS
var ve bu senelik maraton son bulmuş olacak. Akabinde tercihler, yerleştirmeler
vs. derken sırada yeni 12. Sınıfların bu koşuşturmacası başlayacak. Şu günlerde
öğrencilerin yaşadığı en büyük kafa karışıklıklarından birisi de “ne zaman ders
çalışmalıyız?” sorusu üzerine.
Seneye malum dershaneler kapanıyor. Okullar, etüt merkezleri
vs. bu görevi yerine getirmeye çalışsa da profesyonel anlamda ne kadar faydalı
olacakları bir tartışma konusu, bunu zamanla göreceğiz ve o zaman
değerlendireceğiz. Şimdilik öğrencilerin neler yapabileceğini konuşalım.
Yaz ayları öğrenciler için en büyük handikapların başını oluşturuyor.
Yeni bitmiş bir senenin ardından hiç durmadan çalışmaya devam etmek, öyle her
babayiğidin harcı değil açıkçası. Gerçi sınavın da asıl meselesi bu zaten,
çalışan ve çalışmayanları ayırt edebilmek.
Şunu belirteyim ki yaz aylarını çalışmadan geçiren birisi,
üniversiteyi kazanmayı öyle çok ciddi biçimde hayal etmesin. Çünkü dananın
kuyruğu önümüzdeki birkaç ay içerisinde kopacak. Eylül ayı geldiğinde hazır bir
öğrencinin yıla başlaması ile henüz yeni başlayan bir öğrencinin arasındaki
farkı gelin siz hesap edin. Şunu da belirteyim ki, bu sınav iki aşama, yani
ekim- kasım ayı itibariyle ikinci basamak sınava da bir yandan hazırlanmak
gerekli. Belki yüzdelik olarak hesap edildiğinde ilk aylar ikinci basamak sınav
çok yer tutmasa da zamanla birlikte bu yüzdeliği artırmada fayda var.
Yaz ayları, üniversiteye gidecek ve gitmeyecek öğrencileri
ayıran en önemli parametrelerden birisi açıkçası. Herkesin tatil yaptığı bu
zamanları en verimli şekilde geçiren bir öğrenci, bunu semeresini sınavda
alacaktır.
Peki, yazın nasıl ve
ne kadar çalışalım?
Gerçeklere göz yummaya gerek yok. Biliyorum yoruldunuz,
sıkıldınız. Uzun ve yorucu bir yılın ardından tatil elbette hakkınız. Zaten aksini
düşünmek sadece ‘safdillik’ olur. Hem de bu durum sene içerisinde daha çabuk
yorulmanıza ve bıkmanıza neden olacaktır. Bu nedenle, yazın elbette tatil
yapmak ve dinlenmek gerekli. Ama her şeyin bir adabı var. Bu sene tatili
adabınca yapacaksınız, kısacası. Yani tatil ağırlıklı değil çalışma ağırlıklı
bir yaz geçirmeniz gerekiyor. Elbette gün içerisinde kendinize zaman ayırın. Hatta
bir yerlere kaçamak bile yapabilirsiniz. Ama gittiğiniz her yere bir test
kitabı muhakkak götürün. Elinizin altında bir test kitabı olması sizin
meseleden uzaklaşmadan kalmanızı sağlayacaktır. Ve elbette tatili bir haftadan
fazla uzatmak beraberinde bir takım sıkıntıları da getirecektir.
Kaç saat çalışalım?
Bence normal bir günde “ciddi hedefi olanlar için” dört saat
çalışmak idealdir diye düşünüyorum. Yok, daha hafif hedeflerim var diyorsanız,
3-2-1 şeklinde siz sıralayın. Ama hepsini birden çalışmayın. Günü ikiye bölün
mesela, sabahtan iki akşamdan iki şeklinde olabilir. Kimi zaman bu 4 saat 5-6-7’e
çıkabilir; ama tavsiyem şu ki bunu üst üste birkaç günden fazla yapmayın. Sıkılırsınız,
devamında ders çalışmaktan soğuyabilirsiniz. Kimi zamanda bu aşağı doğru bir
ivme gösterir ve birkaç gün 1-2 saat ders çalışabilirsiniz. Ama size önerim her
gün ders çalışın. Az olsun ama her gün olsun.
Strese gerek yok. Yapacaksınız!
Merak etmeyin sizden öncekilerde bu yoldan geçti. Hatta hala
geçmeye çalışıyorlar. Bu yüzden canınızı sıkmayın, paniklemeyin. Çalışın. Eksiklerinizi
giderin, bol soru çözüp pratik yapın. Neticesinde siz de karşılığını alacaksınız.
En önemli düsturunuz bu süreçte SABIR olsun.
Sedat YILMAZ
Eğitim Danışmanı
Eğitim Danışmanı
17 Mayıs 2015 Pazar
LYS'de Sona Yaklaştık!
Çok uzun zamandır hazırlandığınız sınava sayılı günler kaldı
evet, LYS’den bahsediyorum. İlkokuldan beri hazırlandığınız tüm sınavlar,
gireceğiniz bu sınava endeksliydi. Şimdi son sınav olacak ve neticesinde bir
bölüm ve üniversite tercih edeceksiniz. Devamında da bu bölümden mezun olacak
ve hayatınızı bu meslek üzerinden şekillendireceksiniz.
Her sene ülkemizde milyonlarca öğrenci bu sınava giriyor.
Kimisi istediği puanı alıp istediği alanı tercih edebilirken maalesef kimisi de
sadece puanının yettiği ve daha önce hiç düşlemediği bölümlerin kapılarını
aralıyor. Bugün kısaca sizlere, “son ana gelmişken neler yapmalıyız? Kalan
zamanımızı nasıl değerlendirmeliyiz”den bahsedeceğim.
Geçen gün konuştuğum bir öğrenci- kendisi YGS’de ilk bine
girdi- çok sıkıldığını, son ana yaklaştıkça daha fazla heyecanlandığını ve
hatta korktuğunu ifade etti. Bu gayet normal bir durum. Şimdilerde bütün
öğrencilerin içerisinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi özetleyen bir reaksiyon
gösterdiği. Biliyorum, çok klişe olacak ama stres ve heyecana lüzum yok. Unutmayın
ki, yalnız değilsiniz. Bu sınava sizinle birlikte yine yüzbinlerce öğrenci
girecek.
YGS’de zaman
yetmezken şimdi zaman artacak, dikkatli olmalı.
YGS’de az zamanda çok soru çözdünüz. Bütün dersleri aynı
anda çözmek zorundaydınız. Bir yandan coğrafya ile uğraşırken diğer yanda kimya
sorularıyla cebelleştiniz. Ama şimdi sadece tercih ettiğiniz sınava girecek ve
azami şekilde konsantre olacaksınız. Bu nedenle, sonuna kadar sabırlı olmalı,
bilmediğiniz soruların üzerinde çok fazla zaman kaybetmeden ve aynı zamanda çok
fazla yorum yapmadan bildiğiniz sorulara yönelmelisiniz. Hemen her sene
karşılaştığımız bir tablo var ki o da, bilmediği soruya yorum yapmak suretiyle
bulduğu şıkkı işaretleyen öğrencilerimiz var. Bu sizi yanlışa götürecektir. Eğer
bilmiyorsanız boş bırakın. Fazla zaman bu sınavda sizin için bir handikap
oluşturabilir. Erken bitirip doğru yaptığınız sorular üzerinde de tekrar yorum
yapmanıza neden olabilir. Eğer eminseniz tekrar dönüp o soruya bakmayın.
Gündelik ritminizi
bozmadan, sonuna kadar devam edin.
Gündelik yaşamınızda çok radikal değişiklikler yapmayın. Sabahları
çok erken saatlerde kalkıp da gece geç saatlere kadar çalışmak size fayda
vermeyecektir. Elbette saatlerinizi artırabilirsiniz; ama birden değil yavaş
yavaş bir artırım yapın. Arada dinlenmek, çok fazla olmamakla birlikte kısa
yürüyüşler yapmak, egzersiz hareketleri yapmak faydanıza olacaktır. Aman deyim
ağır spordan sakının!
Ezberlerinizi fazlalaştırın
Sona yaklaştık, malum. Artık edebiyat gibi coğrafya gibi
ezber ağırlıklı derslerinizde son ezberlerinize ağırlık verin. Unutmayın ki
ezber çabuk unutulur ve bu nedenle, sürekli tekrar faydanıza olacaktır. Şu ana
kadar notlar çıkarmışsınızdır, bunları sık sık okuyarak tekrar yapın.
Kulaklarınızı olumsuz
her türlü bilgiye kapatın!
Delinin biri kuyuya bir taş atmış kırk akıllı çıkaramamış,
maalesef bazen, bizler de bu pozisyonda kalıyoruz. – sınav bu sene çok daha zor
olacakmış, - edebiyata yeni konu eklemişler vs. bu tarzda söylentiler eminim şu
günlerde çoğalmıştır. Ama şunu bilin ki bu sadece bir söylenti. Bu yüzden
kulaklarınızı tıkayın ve sadece hedefinize odaklanın. Eğer kulaktan dolma
bilgiler ciddi manada canınızı sıkıyorsa, bunu bir bilene danışın ve
kafanızdaki soru işaretlerinden kurtulun.
İnanın
başaracaksınız, daha önce de başardılar siz de başaracaksınız!
Sedat YILMAZ
Eğitim Danışmanı
Eğitim Danışmanı
9 Şubat 2015 Pazartesi
YGS-LYS TARİH OLUYOR!
Milyonlarca genci ilgilendiren YGS-LYS 2015’teki dershane
dönüşümüne paralel olarak değişiyor. 2016-2017 eğitim öğretim yılıyla birlikte
TEOG’a benzer bir sınav geliyor. Birkaç temel dersten oluşan merkezi sınavlar
yapılacak. MEB’in gerçekleştirdiği bu sınavlar, üniversiteye geçişte belli
yüzdelerde ağırlık taşıyacak. Ders notlarının yanı sıra öğrencinin sanat, spor
ve boş zaman etkinliklerinden oluşan ders dışı uğraşları da puanlandırılacak. Böylece
öğrencinin düzeyi ve ilgi alanın da şekillenmesi hedefleniyor. Bu sınavların
yanı sıra yılda belirli aralıklarla yapılacak merkezi sınavlardan da puan alan
öğrenciler, tercihlerini bu puanlardan yapacak.
Sınav, performans
ölçümlerinde teknolojiden faydalanılacak
Tablet bilgisayarlarla dersler, interaktif uygulamalar
yapılacak. Ortak sunumları hem Hakkâri’deki hem de İstanbul’daki öğrenci aynı
anda izleyebilecek. Böylece, ortak sınavlarda doğacak eksiklerin giderilmesi
bekleniyor.
Performans eğitimine
önem verilecek.
Özellikle Türkiye’de ara elemanda ortaya çıkan eksiği giderebilmek
için, mesleki ve teknik liselere önemli bir görev düşüyor. Başbakan Davutoğlu’na
verilen brifinge göre, mesleki ve teknik liselerin üniversitelere olan
bağımlılıkları azaltılacak. İşveren kuruluşlar ve işadamları bizzat bakanlık
ile ortak çalışarak çözüm üretecekler.
Toplamda 5 sınav
öngörülüyor.
Yıl içerisinde 2 ay arayla toplamda 5 sınav yapılması
planlanıyor. En yüksek puanla tercih yapabilecek. Üniversiteye girişte bazı
bölümlerin taban puanları kaldırılacak. Direkt olarak öğrencinin lise notları
ve performans notlarıyla girişi sağlanacak.
Açık uçlu sorular da
geliyor
Sınavlarda test sorularının yanı sıra açık uçlu sınav
soruları da sorulacak. Üniversitelerin kendi sınavlarını yapmasına da müsaade veren
bu sistem, eskiden olduğu gibi tek bir sınavla öğrenci alımı yapmayacak.
Dil eğitiminin de
sınavlara etkisi olacak
Dil eğitimi şimdilerde olduğu gibi kelime ezberleme ve
gramer ağırlıklı bir sınavdan kurtularak, IELTS’de olduğu gibi dinleme ve
konuşma kısımları da olacak. Üniversite sınavlarında özellikle yabancı dille
eğitim veren üniversitelerde yabancı dil puanı da aranacak.
YÖK yasası değişiyor
YÖK yasasının değişmesiyle birlikte üniversiteler ders
programlarını çağın şartlarına uygun şekilde belirleyerek, ihtiyaçları
gidermeye çalışacak.
Kaynak: www.radikal.com.tr
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8 Ağustos 2012 tarihli
toplantısı
Sedat YILMAZ
Eğitim Danışmanı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bir Eşit Ağırlık Öğrencisi Olarak Matematik Dersiyle Olan Sınavım :)
Bu başlığı açmamın temel sebebi, yıllardır gerek derslerine girdiğim öğrencilerim olsun gerek özelden bana mail, whatsapp mesajı vs. ile mes...
-
Şahsıma gelen sorulardan hareketle birkaç konuyu aydınlatmak gerektiğini düşünüyorum. Önümüzdeki YGS-LYS sınavlarında değişen bir takım pua...
-
Başlıkta kullanmış olduğum mütevazi ifadesi, sanmayın ki anlatacağım kişinin başarısınadır. Bir ironi yapmak istedim sadece, çünkü size 10 ...
-
Bu başlığı açmamın temel sebebi, yıllardır gerek derslerine girdiğim öğrencilerim olsun gerek özelden bana mail, whatsapp mesajı vs. ile mes...



