okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2015 Pazartesi

Ders Çalışma Programının Önemi Üzerine

YGS'ye 5 ay gibi bir süre kaldı. Kimi için bu 5 ay çok uzun bir zamanken kimi için de oldukça kısa bir zamandır. Ama işin aslına bakarsak 5 ay yeterince iyi değerlendirildiğinde tam anlamıyla yeterli bir süredir. Bunun için ders çalışma programı hazırlamak ve bu programa harfiyen uymak elbette çok büyük bir önem arz etmektedir.
Peki, bir program nasıl hazırlanır? 
Hele de şu ana kadar hiç program hazırlamamış bir öğrenci için?
En büyük hatalardan birisi işin kolayına kaçmak ve hemen rehber öğretmenden sizin adınıza bir program hazırlamasını istemek olacaktır. Bu bir nevi vicdan rahatlatmaktır aslında. Ben yapamıyorum sen yap, olmazsa senin suçun olsun. Olursa bak ne kadar da disiplinli çalışıyorum.
Kimseye bir şey ispat etmek zorunda değilsiniz, bunu sakın unutmayın. Bu hayat sizin ve sorumluluğunuzu elinize alın. Kendi programınızı kendiniz oluşturun.
Peki, nasıl?
Öncelikle size tavsiyem bugünden itibaren elinize bir kalem alın ve her anınızı not edin. Öncelik olarak kendi rutininizi öğrenmek işinizi çok kolaylaştıracaktır. Kendinizi uzaktan izlemenizi sağlayacaktır. Bakın bakalım siz bir hafta boyunca ne yapıyorsunuz? Sabah kaçta uyanıyor? Ne kadar süreyi kahvaltıya ayırıyorsunuz? Akşam kaçta evde oluyor, saat kaçta ders başına geçebiliyorsunuz? Bunlar çok önemli ayrıntılardır. Şayet bu ayrıntıları bilirseniz kendinize çok verimli bir program hazırlarsınız. Program hazırlarken dikkat etmeniz gereken bir kaç önemli hususu şöyle belirtmek isterim.
1. Kendinize kesinlikle boş zaman ayırın. Dinlenme olmadan yapılacak bir çalışma ASLA verimli olmaz. 50 dk ders 10 dk dinlenme mesela ilk iki ders için olabilir. Sonrasında arayı 20 dk yapabilirsiniz. Malum zaman geçtikçe yorgunluk artacaktır. Ama dinlenme aralarında TV, telefon vs hep bunlarla vakit geçirmeyin. Çünkü bunlar da sizi yoracaktır. Mümkünse karanlık bir odada 4-5 dk gözlerinizi dinlendirin.
2. Konu çalışacaksanız, erken saatlere konu koyun. Ama bir gün boyunca sadece konu çalışmayın. Kesinlikle her konunun ardından soru çözerek, çalıştığınız konuyu destekleyin.
3. Soru hedefiniz olsun. Günlük- haftalık- aylık soru hedefleriniz olsun. Bu hedefleri yakaladıkça kendinizi ödüllendirin.
4. Ders çalışırken ASLA müzik dinlemeyin. Evet şu an dikkatiniz dağılmıyor olabilir ama siz farkına varmadan kendinizi klasik olarak müzik sesine şartlıyorsunuz. Gerçek sınavda müzik dinleyemeyeceksiniz, asıl o zaman dikkatiniz dağılacaktır.
5. Hedefinize bağlı olarak size tavsiyem günde en az 4 saat en fazla da 8 saat ders çalışmanız. ( Hafta sonu ya da boş günlerinizde bu değişebilir ve biraz daha artabilir.)
6. Her gün ders çalışın. Az da olsa her gün çalışın. Bir günlük ara bile konsantrasyonunuza mal olabilir.
7.Hazırladığınız programı ailenize ve rehber öğretmeninize göstererek onların da fikirlerini kesinlikle alın. Son halini verdiğiniz programınızın bir örneği herkesin görebileceği bir yere asın. Mesela buzdolabı üzerine olabilir.
8. Sonuncusu ve belki de en önemlisi kendinize KESİNLİKLE kitap okumak için zaman ayırın. Günde yarım saat olabilir, 20 dk olabilir ama mutlaka okuyun! Bunun her branş adına faydasını göreceğinizi size garanti ederim. Yatmaya yakın ya da bir ders arasında değil. Gün içinde bir ders gibi kendinize kitap okumak için zaman ayırın!

NOT: "Ders çalıştığınız ortam" günde 4-5 saat harcadığınız bir yer olduğu için orayı kendi zevkinize göre tasarlayın. Çok renkli ya da renksiz yapmayın. Dikkat dağıtıcı unsurlar bulunmasın. Mümkün olduğunda derli toplu çalışın. Çünkü siz farkına varmasanız da beyin bir süre sonra o dağınıklık nedeniyle daha fazla yorulacaktır. En önemli tavsiyelerimden birisi de hedefinizi çalıştığınız yerin tam karşısına puanıyla birlikte asmanız. Bu puanı almak için de kaç net yapmanız gerekiyor altına yazın. Ara ara yapmanız gereken netlere bakın ve bu size çalışmanız için motivasyon olsun.


Sedat YILMAZ
Eğitim Danışmanı

31 Ekim 2015 Cumartesi

Deneme Sonuçlarını Nasıl Değerlendirelim?

Sınav yaklaştıkça öğrencilerin her deneme sonrasında yaşadığı genel sorunun adıdır :" Bu deneme ne anlama geliyor?"
Deneme sonuçlarını  bir öğrenci iyi okuyamazsa, istediği amaca ulaşamayacak, sadece çözdüğü soru adedine bir kaç on soru daha ekleyecektir. Ama unutmamak gerekir ki, denemeler hayati önem taşımaktadır. Onlar adeta bir sınav provası, gerçek manada elde edeceğiniz puanların bir ön-birikmesidir.
Peki, deneme sonuçlarını nasıl değerlendirelim?
Size, kısaca bir kaç tüyo vermek istiyorum.
1. Öncelikle yapılan sınavların zorluk derecelerini göz önünde bulundurmak gerekli. Kimi zaman girdiği bir YGS denemesinde toplamda 110-115 net yapan bir öğrenci, bir sonraki denemesinde 70-75 yapıyorsa bu iki deneme arasında geçerlik bakımından bir sorun var demektir. Bu kadar büyük bir uçurumun olmaması gerekmektedir. Bizler, ortalama deneme sonuçlarına göre bir değerlendirme yapacağız.
2. Denemeden çıktınız, öncelikli olarak yapmanız gereken doğru-yanlış soruları tespit etmektir. Doğrular zaten sizin, biz yapamadığınız ya da yanlış yaptığınız sorulara bakacağız. Yanlış grafiği oluşturmak çok önemlidir. Her bir derse ait yanlış grafiğini oluşturup, yanlarına neden yanlış yaptığınıza dair kısa bir izahat yazmanız gerekli. (Bunları yapmak için size tavsiyem kendinize bilgisayarınızda bir dosya açın ve her bir deneme sonrası bir excell tablo oluşturun.- Sonrasında genel değerlendirme için oldukça faydalı olacaktır.)
Örnek olarak bir yanlış grafiği göstermek gerekirse, 
Türkçe 14. soru: Sözcük Türleri, Yanlış Sebebi: DİKKATSİZLİK
Türkçe 22. soru: Anlatım Bozukluğu, Yanlış Sebebi, KONU YETERSİZ ÖĞRENİLMİŞ
Türkçe 26. soru: Paragrafta Yapı, Yanlış Sebebi: BİLİNMİYOR
Türkçe 32. soru: Cümlede Anlam, Yanlış Sebebi: SORU KÖKÜ YANLIŞ OKUNMUŞ
( Bunu her ders için yapmalısınız.)
3. Yukarıda size, örnek bir tablo oluşturmak istedim. Siz, yanlış sebeplerini kendinize göre sıralayabilir, en doğru biçimde oluşturabilirsiniz. Ama önemli olan bu tabloyu değerlendirebilmektir. Mesela Türkçe 14. soruda, DİKKATSİZLİK yapılmışsa, bu önemli bir yanlış grubuna girmemektedir. Eğer bu hata tekrarlamıyorsa, sorun yoktur. Ama Türkçe 22. sorunun yanlış sebebi, KONUNUN YETERSİZ ÖĞRENİLMESİ'dir. Bunun çaresi, tekrardan bu konuyu çalışmaktan geçer. Türkçe 32. soruda da SORU KÖKÜ YANLIŞ OKUNDU'ğu için öğrenci kendi kendine bu derdine çare bulabilecektir. Ama 26. soruda olduğu gibi yanlış sebebi BİLİNMİYOR' sa o zaman acil olarak dersin öğretmeniyle görüşülmeli ve bu soru ona çözdürülmelidir.
Öğrencilerin yaptığı en büyük hatalardan bir kaçı şudur:
1. Deneme sonrasında sadece yaptıkları doğrulara bakıp, aldığı puanı ya da sınavdaki sıralamasını değerlendirmek. Bunu ancak gerçek sınav sonrasında yapmanız gerekir. Deneme sonrasında DEĞİL!
2. Yapamadığı ya da yanlış yaptığı her soruyu hemen dersin öğretmenine çözdürür. Ama öncelikle bir yanlış grafiği çıkarmak gereklidir. Böylece öğrenci nerede hata yaptığını bilebileceği için, daha lokal bir yardım alabilecektir.


Denemelerden SONRA denemelerinizi değerlendirmiyorsanız, o zaman bu deneme amacına ULAŞMAMIŞ demektir.

6 Haziran 2015 Cumartesi

Yeni 12. Sınıflar Ne Zaman Ders Çalışmaya Başlıyoruz?


2015 YGS oldubitti derken şimdilerde, yakın bir zamanda LYS var ve bu senelik maraton son bulmuş olacak. Akabinde tercihler, yerleştirmeler vs. derken sırada yeni 12. Sınıfların bu koşuşturmacası başlayacak. Şu günlerde öğrencilerin yaşadığı en büyük kafa karışıklıklarından birisi de “ne zaman ders çalışmalıyız?” sorusu üzerine.
Seneye malum dershaneler kapanıyor. Okullar, etüt merkezleri vs. bu görevi yerine getirmeye çalışsa da profesyonel anlamda ne kadar faydalı olacakları bir tartışma konusu, bunu zamanla göreceğiz ve o zaman değerlendireceğiz. Şimdilik öğrencilerin neler yapabileceğini konuşalım.
Yaz ayları öğrenciler için en büyük handikapların başını oluşturuyor. Yeni bitmiş bir senenin ardından hiç durmadan çalışmaya devam etmek, öyle her babayiğidin harcı değil açıkçası. Gerçi sınavın da asıl meselesi bu zaten, çalışan ve çalışmayanları ayırt edebilmek.
Şunu belirteyim ki yaz aylarını çalışmadan geçiren birisi, üniversiteyi kazanmayı öyle çok ciddi biçimde hayal etmesin. Çünkü dananın kuyruğu önümüzdeki birkaç ay içerisinde kopacak. Eylül ayı geldiğinde hazır bir öğrencinin yıla başlaması ile henüz yeni başlayan bir öğrencinin arasındaki farkı gelin siz hesap edin. Şunu da belirteyim ki, bu sınav iki aşama, yani ekim- kasım ayı itibariyle ikinci basamak sınava da bir yandan hazırlanmak gerekli. Belki yüzdelik olarak hesap edildiğinde ilk aylar ikinci basamak sınav çok yer tutmasa da zamanla birlikte bu yüzdeliği artırmada fayda var.
Yaz ayları, üniversiteye gidecek ve gitmeyecek öğrencileri ayıran en önemli parametrelerden birisi açıkçası. Herkesin tatil yaptığı bu zamanları en verimli şekilde geçiren bir öğrenci, bunu semeresini sınavda alacaktır.
Peki, yazın nasıl ve ne kadar çalışalım?
Gerçeklere göz yummaya gerek yok. Biliyorum yoruldunuz, sıkıldınız. Uzun ve yorucu bir yılın ardından tatil elbette hakkınız. Zaten aksini düşünmek sadece ‘safdillik’ olur. Hem de bu durum sene içerisinde daha çabuk yorulmanıza ve bıkmanıza neden olacaktır. Bu nedenle, yazın elbette tatil yapmak ve dinlenmek gerekli. Ama her şeyin bir adabı var. Bu sene tatili adabınca yapacaksınız, kısacası. Yani tatil ağırlıklı değil çalışma ağırlıklı bir yaz geçirmeniz gerekiyor. Elbette gün içerisinde kendinize zaman ayırın. Hatta bir yerlere kaçamak bile yapabilirsiniz. Ama gittiğiniz her yere bir test kitabı muhakkak götürün. Elinizin altında bir test kitabı olması sizin meseleden uzaklaşmadan kalmanızı sağlayacaktır. Ve elbette tatili bir haftadan fazla uzatmak beraberinde bir takım sıkıntıları da getirecektir.
Kaç saat çalışalım?
Bence normal bir günde “ciddi hedefi olanlar için” dört saat çalışmak idealdir diye düşünüyorum. Yok, daha hafif hedeflerim var diyorsanız, 3-2-1 şeklinde siz sıralayın. Ama hepsini birden çalışmayın. Günü ikiye bölün mesela, sabahtan iki akşamdan iki şeklinde olabilir. Kimi zaman bu 4 saat 5-6-7’e çıkabilir; ama tavsiyem şu ki bunu üst üste birkaç günden fazla yapmayın. Sıkılırsınız, devamında ders çalışmaktan soğuyabilirsiniz. Kimi zamanda bu aşağı doğru bir ivme gösterir ve birkaç gün 1-2 saat ders çalışabilirsiniz. Ama size önerim her gün ders çalışın. Az olsun ama her gün olsun.
Strese gerek yok. Yapacaksınız!
Merak etmeyin sizden öncekilerde bu yoldan geçti. Hatta hala geçmeye çalışıyorlar. Bu yüzden canınızı sıkmayın, paniklemeyin. Çalışın. Eksiklerinizi giderin, bol soru çözüp pratik yapın. Neticesinde siz de karşılığını alacaksınız. En önemli düsturunuz bu süreçte SABIR olsun.

Sedat YILMAZ
Eğitim Danışmanı

Bir Eşit Ağırlık Öğrencisi Olarak Matematik Dersiyle Olan Sınavım :)

Bu başlığı açmamın temel sebebi, yıllardır gerek derslerine girdiğim öğrencilerim olsun gerek özelden bana mail, whatsapp mesajı vs. ile mes...